06 10 2012

Ürkütücü rapor!

  Dünya Sağlık Örgütü'nün, tuz için yaptığı araştırmalar tehlikeyi gözler önüne serdi Dünya Sağlık Örgütü'nün artan hastalıkların ikinci nedeni olarak gösterdiği tuz için yapılan araştırmalar tehlikeyi gözler önüne serdi. Tuzun sadece 2 gram azaltılması bile kalp riskini yüzde 25 azaltıyor. SİGARAYLA YARIŞIYOR Modern insan sağlıklı yaşamak için sigaradan, içkiden, gazlı içeceklerden hatta kırmızı etten bile vazgeçiyor. Ancak her gün hiç fark etmeden kullandığı bir şey sağlığını tüm bunlardan daha fazla tehdit ediyor. Dünya Sağlık Örgütü (WHO) dünyada gittikçe artan bulaşıcı olmayan hastalıklardan sorumlu tuttuğu tuzu sigaradan sonra en tehlikeli tüketim maddesi olarak görüyor. ABD'nin saygın bilim dergilerinden New Scientist 'tuz tehlikesi'ni sayfalarına taşıdı. GÜNDE 8 GRAMA ÇIKTI Tuzdaki sodyum vücuttaki sıvıyı dengeleme görevini üstleniyor olsa da 5 bin yıl öncesine kadar insan hayatında büyük yer tutmuyordu. İnsanların yiyeceklerde bulunan normal tuzu alarak yaşamaya alıştığı bu dönemin sonunda Çinliler tuzun yiyeceklerin saklama ömrünü uzattığını keşfetti. O günlere kadar günde yarım gram tuzla yaşamaya alışkın olan insanlığın tuz tüketimi bir anda arttı. Uyuşturucu benzeri bir bağımlılık yaratan tuz tüketimi bugün günde ortalama 8 grama kadar çıktı. Dil üzerindeki sinirleri hissizleştirerek vücudun hep daha fazlasını istemesine neden olan tuz tüketiminin artışındaki bir diğer önemli etken de hazır yiyecekler oldu. Ancak derginin danıştığı uzmanlar tuz oranını düşürmek bu yiyeceklerle ne kadar zor olsa da denenmesi gerektiğini söylüyor. Tansiyonu yükselttiği i&... Devamı

06 10 2012

Tedavisi olmayan 40 Türk hastalığı:

    01- Kardan Adama Tekme Atma Veya Bozmaya Calışma 02- Yeni Atılmış Bir Betona Basma Veya İsim, Numara Yazma 03- Gazete ve Dergilerdeki Resimlere Sakal, Bıyık ve Gözlük Yapma 04- En İyi Arabayı Ben Kullanıyorum Zannetme 05- Cep Telefonu Kullanımının Yasak Olduğu Yerlerde İllede Telefon İle Konuşma 06- Kar Topunun İcine Buz Koymak 07- Belediyenen Duraklara Koyduğu Saatleri Söküp Duvar Saati Yapma 08- Kumsalda Deve Güreşi Yapma Hastalığı 09- �žahin Marka Arabayı Doğan Görünümlü Yapma 10- Ağaçlara ve Banklara Kalp ve İsim Baş Harfi Kazıma 11- Dersini Calışıp Sınıfını Geceni İnek Sayma 12- Mesleki Ünvanımızı İngilizce Söyleme 13- Tiki Olanların Tiki İle Kasıtlı Uğraşma 14- İskambil Kağıtlarından Kule Yapan Birinin Kulesini Bozma 15- Cep Telefonu İle Bağıra Bağıra Konuşma Hastalığı 16- Reklam İcin Asılan Afişleri Yırtma Hastalığı 17- Tuvalet Duvarını Defter Sanma 18- Otobüs Duraklarına "Ateşli Sevişirim Beni Ara" diye yazma 19- Trafikte Bizi Gecen Arabayı Yakalayıp İllede Gecmeyi Bi B..k Sanma 20- Sinyal Verir Vermez �žerit Değiştirme. Olası Bir Kazada Sinyal Verdik Görmedin mi Deme 21- Ara Yoldan Ana Yola Cıkacak Araca Yol Vermeme 22- Ünlü Birini Görünce Ona El Sallama 23- Ünlü Birini Görünce Fotoğraf Cektirip Samimi Havası Verme 24- Yaşamadığımız Bi Olayı Yaşamış Gibi Anlatıp Ona Kendini Bile İnandırma 25- Otobüs Durağa Yanaşınca İlle Ön Kapıdan İnme Hastalığı 26- Otobüs Koltuklarını Yırtma ve Üzerlerine Yazı Yazma 27- Minibüs �žöforüyseniz Begenmesen Bile Mutlaka Kral Fm Dinleme 28- Kırmızı Işıkta Beklerken Yeşil Işık Yanar Yanmaz Konraya Basma 29- Trafikte Beklerken Burun Karıştırma 30- Kimsenin Bilgisi Olmayan Bi Konuda İleri Geri Sallama 31- Faturaları Hep Son Gününde Ödeme 32- Kar Yağınca Eve Bolce Ek... Devamı

06 10 2012

İl il deprem riski

İl il deprem riski |  görsel 1

  Prof. Dr. Ahmet Ercan, Türkiye’nin 4 bin yıllık deprem geçmişini il il, ilçe ilçe haritaya işledi. 7 yıllık çalışmasıyla hazırlanan haritada hangi yıl aralığında hangi ilde/ilçede gerçekleşmesi olası en yüksek deprem işaretlendi     ÇOK ÇEKİNCELİLER Türkiye’nin en yüksek depremi yine Erzincan’de bekleniyor. Bu ile ilişkin olası en büyük deprem büyüklüğü 8,0. Yıkım gücü ise 12.   Kocaeli 7,8; yıkım gücü 12   Tekirdağ, Çanakkale, Balıkesir, İstanbul, Bursa , Yalova, İzmit, Sakarya, Bolu, Çankırı - 7,5 yıkım güçleri 9 ile 12 arasında değişiyor.   Sivas 7,4- yıkım gücü 10.   Van 7,3- yıkım gücü 11;   Amasya, Tokat 7,3- yıkım gücü 10;   Hakkari 7,3- yıkım gücü 9.   Bingöl 7,2- yıkım gücü 10;   Muş, Bitlis 7,2- yıkım gücü 9;   Çorum 7,1- yıkım gücü 10 Çankırı 7,0- yıkım gücü 9     ÇEKİNCELİLER Ağrı 7,5- yıkım gücü 11,   İzmir, Aydın, Kütahya, Erzurum, Hatay 7,3 - yıkım gücü 9 ila 11 Muğla,   Uşak 7,2 - yıkım gücü 9   Adana 7,1- yıkım gücü 9   Manisa, Denizli, Burdur, Isparta, Tunceli, Kars 7,0- yıkım gücü 9   Afyon, Adıyaman, Malatya yıkım gücü 9   Kahramanmaraş 6,6- yıkım gücü 8   Elazığ 6,5- yıkım gücü 9     ORTA ÇEKİNCELİLER Diyarbakır 7,0 yıkım gücü 9,   Ankara 7,0- yıkım gücü 8,   Kayseri 6,8- yıkım gücü 8,   Edirne , Osmaniye ve Iğdır 6,5... Devamı

06 10 2012

BİLİNÇALTINA YÖNELİK MESAJLAR

BİLİNÇALTINA YÖNELİK MESAJLAR |  görsel 1

  (Oldukça uzun bir yazı ama okumanızı Tavsiye ederim)   Programlanan Beyinlerimiz...   Bilinçaltını etkilemeyi hedefleyen mesajlara “subliminal” adı verilir. Genel olarak “bilinçaltına yönelik gizli mesajlar olarak ifade edebiliriz. Kişinin bilinçaltına ‘’subliminal’’ mesaj göndermenin birçok yolu bulunuyor.   Bunlardan en çok kullanılanları:   1. Dijital ses dosyalarına gizlenen işitsel yolları.       2. Gözle algılanamayacak kadar kısa süreyle ve sık patlayan flaşlar şeklinde sinema ya da televizyon görüntüsü yoluyla bilinçaltına itilen 25. kareler.       3. Reklam afişleri, logoları ve benzeri nitelikteki görsel malzemenin içine saklanmış şekil, kelime ve rakamlar.       Bu yöntem, bir ürünün reklâmını yapmaktan, bir inancın ya da görüşün propagandasını yapmaya kadar varan geniş bir yelpazede kullanılmaktadır. Görsel ve işitsel olarak (bilinçli) algılananlar değil; bilinçaltı seviyesinde algılanan söz, resim, görüntü ve şekillerden oluşur.       Bunlardan en çok kullanılan Dijital ses dosyalarına gizlenen ses mesajlardır. Üzerinde oynanabilirliği ve işlenilmesi ve yayılması daha kolay olduğundan MP3 dosyaları gizli mesaj için biçilmiş kaftandır diyebiliriz. Peki, sistem nasıl işliyor?       İnsan kulağı sadece belirli frekans aralıklarındaki sesleri duyabilir. Eğer siz bir müzik parçasını rahatça duyabiliyorsanız, bu sizin duyabileceğiniz frekans aralığında olduğunu gösterir. İnsan beyninin algısı ise, bundan daha düşük ya da daha yüksek frekansları algılayabi... Devamı

06 10 2012

GDO’lu diyet tarifleri

GDO’lu diyet tarifleri |  görsel 1

  Haliyle panik halindesiniz... “Nasıl anlarız? Genetiği değiştirilmiş organizma yemekten nasıl kurtuluruz?” filan.       Şöyle...       Annaneniz öpülesi elleri parçalanırcasına, ovalaya ovalaya tarhana yaparken, siz, “Aman annane be, boş versene” deyip, marketten hazır çorba alıyordunuz ya... Annane rahmetli oldu ve siz, o tarhananın tarifini annaneden alıp, bir kenara yazmadınız ya... İşte o nedenle, siz, genetiği değiştirilmiş organizma yemekten kurtulamazsınız maalesef.       Ne verirlerse...   Onu yiyeceksiniz.       Kız evlat yetiştiriyorsunuz, en iyi okullara gönderiyorsunuz... Piyano çalıyor, İngilizce konuşuyor, Grammy alanları tek tek biliyor. Bilmeli... Ama alt tarafı limon, şeker ve su kullanıp, limonata yapmasını bilmiyor! Yoğurdu çırpıp, ayran yapamıyor, ayran... İşte o nedenle, kızınız, genetiği değiştirilmiş meşrubat içmeye mahkûm maalesef... Torunlarınız da.       Zahmet edip sütlaç yapmadığınız için, kek yapmaya üşendiğiniz için... İçinde ne olduğunu bilmediğiniz gofretleri, mısır patlaklarını kemiriyor sizin oğlan! Hamur tutmayı, şöyle mis gibi ıspanaklı bi börek yapıp, çantasına koymayı bilmediğiniz için, hamburger bağımlısı oldu. Tahin-pekmezi “köylü işi”, vıcık vıcık yağ fışkıran kremaları “modernite” sandığınız için, daha 10 yaşında ayıya döndü, yuvarlana yuvarlana yürüyor, tıkanıyor, merdiven çıkamıyor.       Size zor geliyor ama zor mu evde yoğurt yapmak? İstanbul’un güneşi müsait değil, anlarım, zor mudur İzmir’de, Antalya’da, Adana’da evde salça yapmak?     ... Devamı

06 10 2012

Erkekleri çıldırtan 138 şey

Erkekleri çıldırtan 138 şey |  görsel 1

  Erkekleri çıldırtan 138 şey deniyor… 1.İlk önce aşkınızı ilan edin; onu da kendinize aşık edin; sonra bir yanlışlık olduğunu söyleyip geri çekilin. 2. İlk önce, "ömrümün sonuna dek seninim" deyip kendinize bağlayın. Daha sonra "Aşk, sürdüğü müddetçe ebedidir" deyin. Bu, onu cin çarpmışa çevirecektir. 3. Gabriel Garcia Marquez’in Kolera Zamanı Aşk’ını okumasını coşkuyla salık verin ve romandaki kahramanın 51 yıl aşkını beklemesi gibi bir davranış sergilemesini ondan da umduğunuzu ima edin. 4. Kontrolün kimde olduğunu göstermek için, onun telefonlarına ve e-posta mesajlarına – verecekseniz bile – hep geç cevap verin. 5. Telefon ettiğinizde de, kendinizi odadaki kişiyle konuşmayı kesmek zorunda hissetmeyin. Bırakın, telefondaki erkek arkadaşınız beklesin ve konuşmanızın yalnızca sizin tarafını dinlemek zorunda kalsın. 6. ‘Yanlışlıkla’ özel notlarını okuyun, sonra hesap sorun. 7. Eski erkek arkadaşınıza iletmeniz gereken bir mesajı yanlışlıkla onun telesekreterine bırakın. 8. Evini ziyaret ettiğinizde telefon çalarsa, suçlar bir biçimde "Hmm, bu da kim olabilir?" diye dudak bükün. 9. Randevulara 15 dakika geç gitmeyi adet haline getirin. Bir gün, haklı sebepten de olsa geç kaldığında küplere binin. 10. Hatta randevulara hiç gitmeyin. Sözlerinizin hiç birini tutmayın. 11. Sizi kentin en pahalı restoranlarından birine götürmesini sağlayın; yemek gelince de yüksek sesle porsiyonların küçüklüğünden yakının. Ya da kıtlıktan çıkmış gibi yiyin. 12. Evinizin en göze çarpan köşesine eski erkek arkadaşınızın çerçeveli resmini asın. 13. Yatak yapmayı, ütülemeyi, ye... Devamı

06 10 2012

Her gece bakire kalmak isteyenlere

Devamı

06 10 2012

KAÇKAR DAĞLARI'NDA KAR KALINLIĞI 40 CM'YE ULAŞTI

  Eylül ayında ilk karın düştüğü Doğu Karadeniz'in en yüksek noktası olan Kaçkar Dağları'nda kar kalınlığı 40 cm'yi aştı.Karadeniz Bölgesi'nde mevsim normallerinin altında seyreden hava sıcaklığı kar yağışını da beraberinde getirdi. Doğu Karadeniz'de bulunan dünyanın en yüksek sıra dağlarından olan 3 bin 937 rakımlı Kaçkar Dağları'na Eylül ayında ilk karın düşmesinin ardından ikinci defa kar yağdı. Havaların soğumasıyla birlikte yüksek kesimlerde yoğunlaşan kar yağışı ile kar kalınlığı 40 cm'ye ulaştı.Diha Devamı

06 10 2012

Bal arıları arasında savaş başladı

  Yüzyıllardır sırlı yaşamları çözülemeyen ve dünya ekosisteminin en önemli varlıklarından biri olan bal arıları arasında savaş başladı. Gezginci arıcılığın başlaması her tıp ve tarım sektöründeki gelişmeler yeni bir tehlikeyi ortaya çıkardı. Gezginci arıcılıkla birlikte Türkiye’de karma halde konaklamaya başlayan arı ırklarından soğuğa dayanıklı savaşçı ve daha güçlü yapıya sahip olan Kafkas cinsi arıların, sıcağa dayanıklı Muğla ırkı arıları yemeye başladığı belirtildi.   Tarımın devamlığının ve tabiatın dengesini koruyan en önemli yaratıklardan biri olan bal arılarının son zamanlarda farklı davranışlar sergilediğini ve farklı cins ve kolonilerin aynı ortamlarda konaklatılması nedeniyle arıların kendi aralarında savaşmaya başladığını belirten Aydın Arıcılar Birliği Başkanı Zeki Altın, bu durumdan Ege ve Akdeniz bölgesindeki arı ve arıcıların sıkıtı yaşamaya başladığını belirtti. Daha çok Karadeniz iklimi soğuk olan bölgelerdeki arıcılar tarafından tercih edilen Kafkas ırkı arıların konaklama bölgelerinde sıcak iklim arıları olan Muğla cinsi arıları öldürüp ballarını da çalmaya başladığını ifade eden Aydın Arıcılar Birliği başkanı Zeki Altın, kolonilerin birbirine çok yakın mesafede bırakılmasını tavsiye etti.   “KAFKASLAR YAĞMALAMAYA BAŞLADI”   Aydın ve çevresindeki arıcıların önemli sorunlardan birinin de diğer bölgelerden gelen Kafkas cinsi arıların yağmalama hareketleri olduğunu belirten Aydın Arcıılar Birliği Başkanı Zeki Altın, Kuşadası Davutlar’da bir grup arcının şikayetini dinledi. Dış bölgelerden gelen pek çok arıcının Kafkas ırkı arısından dolayı kendi arılarının veriminin azaldığını belirten arıcılar arıların ırkına göre konaklatılmasını istediler. Aydın ve çevresindeki konaklama bölgelerinde yeterli de... Devamı

1...444546474849505152