24 04 2013

Bal Maskesi

Bal Maskesi |  görsel 1

             Malzemeler - 1 çay kaşığı nemlendirici krem, - 1 yumurta, - 1 yemek kaşığı badem yağı, - 1 yemek kaşığı süzme bal   Hazırlanışı Yumurtanın beyazı ve sarısını ayırın. Yumurtanın sarısına damlalar halinde badem yağını ekleyerek karıştırın. Ardından yavaşça nemlendirici kremi ve balı katın. Yumurta beyazını da ayrı bir kapta hafifçe çırpın ve yumurta sarısını karşıma katıp tümünü sürülebilecek kıvama gelene kadar karıştırın. Kullanımı: Karışımı, genişçe bir fırça veya pamukla yüz ve boyun bölgesine  yayın ve en az yarım saat etkisini göstermesini bekleyin. Ardından ılık suyla yıkayın. Devamı

23 04 2013

Balın Bozulması yada (BALDA HİDROKSİMETİL FURFURAL (HMF )OLUŞUMU

Balın Bozulması yada (BALDA HİDROKSİMETİL FURFURAL (HMF )OLUŞUMU |  görsel 1

    Esra ALPÖZEN Gıda Yüksek Mühendisi İzmir İl Kontrol Laboratuar Müdürlüğü     Bal dünyanın tüm ülkelerinde aynı şekilde tüketilen doğal biyolojik bir üründür. Glikoz, fruktoz  ve su içermektedir. İlave olarak, yapısında çok küçük miktarlarda protein, mineral, organik asitler ve vitaminler de bulunmaktadır. Bal, tek veya birçok çiçeğin nektarından (bal özü) oluşmaktadır.    Bal işlenmesinde en önemli 2 aşama, filtrasyon ve ısıl işlemdir. Polenlerin ve diğer yabancı materyallerin uzaklaştırılması filtrasyon işlemi ile gerçekleşmektedir. Bala geleneksel yöntemlerle, mikrodalga ya da infrared yöntemleri ile ısıl işlem uygulanmaktadır.   Balda ısıl işlem uygulamasının amaçları, aşağıda verilmiştir.   • Bozulmaya neden olan mikroorganizmaların özellikle şekere dirençli ozmofilik mayaların gelişimini önleme, sayısını azaltma, • Baldaki su miktarını fermantasyon işlemini geciktirecek düzeye kadar azaltma, • Balın vizkozitesini yani akışkanlığını azaltma, • Balda şekerlemeyi azaltma amaçlarıyla ısıl işlem uygulanmaktadır.   Ancak, ısıl işlem parametreleri kontrol edilmediği takdirde, bal kalitesinin bozulmasına neden olabilmektedir. Özellikle hidroksimetil furfural (HMF) içeriği ısıl işlemden etkilenmektedir. Hidroksimetil furfural (HMF) baldaki önemli değerlerden olup, 75 yıldan uzun süredir balda kalite parametresi olarak değerlendirilmektedir. HMF ile ilgili çalışmalara 1895’de başlanmıştır. HMF, aromatik alkol, aromatik aldehit ve furan halkasından oluşmaktadır. Hidroksimetil furfuralın kimyasal formülü C6H6O3 ,molekül ağırlığı 126.11 g/mol, yoğunluğu 1.29 g/cm3 dür. Hid... Devamı

02 03 2013

ARİF PAMUK UN "BAL MUCİZESİ" ADLI KİTABI

ARİF PAMUK UN BAL MUCİZESİ ADLI KİTABI |  görsel 1

    KAYNAK: GUNESBAL.COM   BAL MUCİZESİ BALIN MUHTEVASI VE FAYDALARI Hazırlayan: ARİF PAMUK   Sevgili Okurlarım! Sağlık ve mutluluk insan için en önemli iki husustur. Mal, servet, makam ve şöhret, sağlık ve mutluluk olmadan hiçbir şey ifade etmez. Sağlık bir dengedir. Dengesi olmayan bir vücudun düzenli çalışması mümkün değildir. Düzenli çalışmayan bir vücudun ne kendisine ne de başkalarına bir yararı dokunmaz. Buna göre sağlıklı ve dengeli olmamız için de her gün aldığımız besinlerin özelliklerini iyi bilmemiz lazımdır. Birçok bitki hem besin olarak, hem de insan vücudunda meydana gelen çeşitli hastalıkların tedavisinde ilaç olarak kullanılır. Ben şunu demek istiyorum: Yediğiniz besinlerde ilaç kuvveti olması gerekir. Balda hem ilaç hem besin değeri vardır. Rabbimiz balı her derde şifa yapmıştır. Şifa bakımından Kur'an-ı Ke-rim'le eşit tutulmuştur. Bir hadisi şerifte şöyle buyuruluyor: "İki şifaya birden sanlın: Biri Kur'an, öteki baldır." Bal, midede biriken zararlı maddeleri yok eder. Barsaklarda biriken bozuk gıda artıklarından mideyi temizler. Sindirimi kolayda-. İnsanın tabiatını yumuşatır. Midede eksik olmadığı müddetçe kalp hastalıklarına iyi gelir. Sindirimi kalbe basınç yapmadığı için kalbi de yormaz. Çünkü balın ilk sindirimi daha önce arının midesinde tamamlanmış olmasındandır. Şekerin hazmı öyle değildir. Bal, çocuklarda ve yaşlılarda kan dolaşımını kolaylaştırır, sağlığı korur, enerjiyi artırır, karaciğeri besler. Balın insan bünyesine etkisi süratlidir, çünkü sindirimi süratlidir. Bunun nedeni früktoz ve glikoz unsurlarının % 80 nisbetinde oluşudur. Bünyede eritilmesi çok sü... Devamı

25 02 2013

Bal kelebeği

Bal kelebeği |  görsel 1

Bal kovanlarına çok zarar veren bir böcek (Galleria mellonella). ...Kaynak : bal.blogcu.com Devamı

14 12 2012

İki kaşık bal hastalık savar

İki kaşık bal hastalık savar |  görsel 1

Bu kış kilo almadan nasıl sağlıklı besleneceğinizi düşünüyorsanız, Memorial Hastanesi Beslenme ve Diyet Uzmanı Şefika Aydın'ın önerilerine kulak verin: Kış aylarında fiziksel aktivitenin azalması ve daha az sıvı tüketilmesi nedeniyle, kabızlık şikayetleri artıyor. Kabızlıktan korunmak için daha fazla lifli gıdanın tüketilmesi gerekiyor. Kuru fasulye, nohut, barbunya, yeşil mercimek ve börülce gibi kuru baklagiller; B vitamini, çinko, folik asit gibi birçok mineralle birlikte lif bakımından da çok zengindir. Protein değeri de yüksek olan bu besin grubu, haftada bir-iki kez tüketilmelidir. Kuru baklagil yemeklerine et eklemenize de gerek yoktur. Kış aylarında özellikle biyolojik değeri yüksek olan süt ve yumurta gibi kaliteli protein kaynaklarına yeterli miktarda yer verilmeli. Çünkü yorgunluk, stres ve travma gibi durumlarda vücutta protein yıkımı meydana geliyor ve vücut direnci azalıyor. Soğuklarda hasta olmamak için günde en az 2 litre su içilmeli. Enfeksiyon hastalıklarında ve ateşli hastalıklarda su doğal ilaçtır, vücudu arındırır. Ayran, süt, taze sıkılmış meyve suyu tercih edilmesi gereken sıvılar arasındadır. Yeşil çay, adaçayı veya ıhlamur da günde bir-iki fincan içilebilir. Kışın havaların erken kararması ile beraber akşam atıştırmaları ve tatlı tüketimi artar. Az şekerle yapılmış ayva, elma tatlısı veya bal kabağı tatlısı haftada ikigün gün tercih edilebilir. Şerbetli tatlıların yerine meyveli veya sütlü tatlılar tüketilmelidir. Bal, kış aylarında özellikte çocukların tüketmesi gereken gıdalardan biridir. Enerji vermesinin yanı sıra soğuk algınlığına ve enfeksiyonlara karşı da doğal bir ilaçtır. Kahvaltıda veya çocuğunuzun okuldan eve geldiği saatte bir dilim ekmeğe süreceğiniz iki tat... Devamı

13 12 2012

Arıların Yaban Hayatındaki Önemi

Arıların Yaban Hayatındaki Önemi |  görsel 1

    Bal arısı da dâhil olmak üzere, arıların direkt yararları ve kültür bitkilerinde tozlaşmayı gerçekleştirmelerinin de ötesinde, belki de en önemli işlevleri; doğada çeşitli yabani bitkilerin tozlaşmasını yaparak birçok bitki türlerinin soylarını devam ettirmeleri, yeryüzüne yayılmalarının sağlanması ve bu bitkilerle topluluk oluşturan diğer bitkilerin de idamelerine yardımcı olmalarıdır. Ve neticede; bu bitkileri gıda ve barınak veya yuva yapma yeri olarak kullanan değişik gruplara mensup binlerce hayvanın yaşamlarını sürdürmelerine olanak hazırlamalarıdır. Biyolojik çeşitliliğin devamını sağlarken, erozyonun önlenmesi gibi, özellikle ülkemiz için hayati önem arz eden bir işlevi çok kez insanoğlunun haberi olmadan yerine getirmektedirler (Özbek, 2002).   Oligolektik arı türleri tarafından tozlaşması yapılan bitki türlerinin varlığı, şayet vejetatif çoğalma olanağı yoksa tamamen bu arı türlerinin faaliyetine bağlı olmaktadır. Oligolektik arıların yoğun olarak ziyaret ettiği bitki türleri Asteraceae, Fabaceae, Malvaceae, Onagraceae ve Cactaceae gibi önemli familyalarda yer almaktadır. Bilindiği gibi, erozyon ülkemizin en önemli sorunlarından birisidir ve her yıl tonlarca toprak taşınıp denizlere giderken insan ve hayvan ölümleri zaman zaman çok ileri boyutlara yükselmektedir.   Doğadaki bitki ve yaban hayatındaki kayıpları tahmin etmek dahi çok zor olmaktadır. Ülkemizde 1950’li yıllarda başlayan meyilli arazilerin sürülmesi, aşırı otlatmalar ve orman örtüsünün giderek azalması erozyonu çok hızlandırmıştır. Çok engebeli arazi yapısına sahip bölgelerde yapılan inceleme ve gözlemlerde önceden sürülen ve daha sonra terk edilen meyilli arazilerde yay... Devamı

13 12 2012

Türkiye ballarının bitki kaynağına göre pazarlanması

Türkiye ballarının bitki kaynağına göre pazarlanması |  görsel 1

  Yayla balı (Trifolium spp, Onobrychis spp) Ayçiçeği balı (Helianthus annuus.) Kestane balı (Castanea sativa) Kekik balı (Thymus spp, Lamiaceae familia) Geven balı (Astragalus spp) Çam balı (Pinus halepensis ve Pinus brutia) Pamuk balı (Gossypium spp.) balı olarak pazarlanmaktadır.   Tabiattaki tozlaşmanın % 85’i bal arıları sayesinde yapılmakta ve bu hizmeti ile arıcılık bal değerinin 15 katı fazla değer üretmektedir. Ormanlar ve arılar arasında karşılıklı bir yarar söz konusudur. Dünyada en önemli tozlayıcı böcek olan arılar, tozlaşmayı sağlayarak toprağı koruyan otsu ve odunsu bitkilerin yayılmasında önemli rol üstlenmekte ve dolayısıyla erozyonu önlemektedir. Toprağa tohum düşmeden bitkilerin yayılması ve üretimin devamı mümkün değildir. Özellikle tozlaşması arılar tarafından yapılan endemik bitkilerin devamlılığı arılar sayesinde sağlanmaktadır.   Tozlanma, döllenmeyi sağlayan ilk hareket ve ürün miktarını belirleyen en önemli faktördür. Aynı zamanda tozlaşma, meyve şeklini ve büyüklüğünü de etkilemektedir (Eriş, 1989). Polen üretimi verimli erkek bitkilerde olduğu için bunların dişi çiçekler üzerine taşınarak döllenmeyi sağlayabilmelerinde tozlanma faktörü çok önemlidir. Çiçekli bitkilerin temel tozlayıcısı olarak kabul edilen rüzgâr, hem homojen tozlaşma sağlayamaması hem de ağır çiçek tozlarını taşıyamaması yüzünden birçok bitki türlerinde tozlaşma için yeterli olamamaktadır.   Dünya gıda maddelerinin % 90’ı 82 bitki türünden elde edilir. Bu bitki türlerinden 63’ü (%77) arı tarafından tozlaşmaya ihtiyaç duymaktadır. Özellikle 39 bitki türü için a... Devamı

13 12 2012

Arı ve Orman İlişkisi

  Bal; bal arıları tarafından nektar (çiçek balı) ve bal çiçeğinden (salgı balı) üretilen bir gıdadır. Ülkemizde salgı balı olarak Çam balı, Çiçek balı olarak ise; daha fazla kestane, ıhlamur, orman gülü (deli bal), kekik, narenciye, pamuk ve ayçiçeği balları üretilmektedir.   Bal ihracatının neredeyse tamamını oluşturan çam balı ile kestane, ıhlamur, orman gülü ballarının tümü, yayla ve kekik ballarının ise büyük kısmı ormanlardan üretilmektedir. Bal üretiminin %85 i orman içi ve kenarlarındaki boşluklarda, %15’i tarım alanlarında gerçekleştirilmektedir. Netice olarak; arıcılık ormanların ve ormancılığın en önemli çıktılarından biridir.   Balın hiç şüphesiz ilk akla gelen özelliği tatlı olmasıdır. Bunun sebebi balın içindeki üç şekerdir: Üzüm şekeri (% 34), sakroz (% 2) ve levulose (meyve şekeri % 40). Bundan başka balın % 17’si su, geri kalan % 7’lik bölümü ise demir, sodyum, sülfür, magnezyum, fosfor, polen, manganez, alüminyum, gümüş, albümin, dekstrin, nitrojen, protein ve asitlerden oluşur. Balın kalitesini belirleyen bu % 7’lik karışımdır.   Balı bildiğimiz şekerden ayıran çok önemli bir fark vardır. Şeker ancak sindirim sisteminde değişime uğradıktan sonra kana karışırken, bal sindirime gerek olmadan çok süratli bir şekilde kana karışır. Çünkü içerdiği meyve şekeri ve üzüm şekeri, ilk başta oranı oldukça fazla olan sakrozun ters-yüz olmasıyla meydana gelir. Kısacası bal insan vücudunun en yüksek derecede ve en hızlı şekilde faydalanacağı şekilde tasarlanmış bir gıdadır.   Balın Kaynağı Bitkilerdir:  Bitkiler nektar ya da polen veriml... Devamı

13 12 2012

Bal Hakkında Genel Bilgiler

Bal Hakkında Genel Bilgiler |  görsel 1

  Bal; fizyolojik özellikleri ve kullanımı konusunda yüzlerce literatür ile klinik olarak desteklenen bir üründür.   Bal doğal enerji kaynağıdır. Bu nedenle çocuklar, yaşlılar, sporcular, hasta ve düşkünlerle birlikte normal sağlıklı insanlar tarafından da severek ve bilinçli olarak tüketilmektedir. Bal kemiklerdeki Kalsiyum fiksasyonunu artırmakta, iştah açmakta, enerji ve direnç kazandırmaktadır.   Balın besin içeriğinin insan sağlığına etkisinin yanı sıra olağanüstü bir özelliği de vardır ki, bu özellik antimikrobiyal aktivitesidir. Balın bu özelliği nedeniyle Hipokrat zamanından beri hastalıklarda tedavi edici bir araç olarak kullanıldığı bilinmektedir. Eski Mısırlıların; cerrahi pansumanda, göz iltihaplarının tedavisinde, Çinlilerin ve Hintlilerin de; çiçek hastalığının yayılmasını önlemede hasta vücudunu bal ile kapladıkları bilinmektedir.   Balın yaraların ve enfeksiyonların iyileşmesini sağlamak için kullanımı 1981yılında Dünya Sağlık Formu tarafından da önerilmiş olup, Pharmaceutical Journal’da (Eczacılık Dergisi 1982) apse, çıban, göz yangıları, ishal, üriner sistem enfeksiyonları, dizanteri etkeni, deri ve ağız içi enfeksiyonlarına antimikrobiyal etkisinin olduğu rapor edilmiştir.   1992 yılında yayımlanan Bee World dergisinde, balın antimikrobiyal aktivitesi ile ilgili orijinal makalede, Kur’an-ı Kerim’de ki konu ile ilgili ayetler ( Nahl / 68–69) verilmiş ve bu doğaüstü gıdanın insanlar için şifa kaynağı olduğu açıklanmıştır.   Balların antimikrobiyal aktivitesi için farklı mekanizmalar ileri sürülmüştür. Bunlardan biri, balın sahip olduğu yüksek şeker konsantrasyonudur. Bir diğer sebebi de balda enzimsel ola... Devamı

123