16 09 2012

Balın şifası (kısaca genel kültür olsun)

Balın şifası (kısaca genel kültür olsun) |  görsel 1

 

Rabbin bal arısına vahyetti: Dağlarda, ağaçlarda ve onların kurdukları çardaklarda kendine evler edin. Sonra meyvelerin tümünden ye, böylece Rabbinin sana kolaylaştırdığı yollarda yürü-uçuver. Onların karınlarından türlü renklerde şerbetler çıkar, onda insanlar için bir şifa vardır. Şüphesiz düşünen bir topluluk için gerçekten bunda bir ayet vardır. (Nahl Suresi, 68-69)İşte bu ayetten de anlaşılacağı gibi balın faydası çok olup şifa özelliği taşımaktadır. Klinik deneylerle araştırılmış içindeki bileşenlere göre ayrı ayrı sağlığımız açısından faydaları ortaya konmuştur. Fakat bu kadar faydasının bilinmesine karşın beslenmemizde gereken ilgi ve önemi görmüyor aslında bal. Bunun nedeni belki gerçek, katkısız balı bulmakta zorlanmamız veya bulsak bile bunun maddi yönden pahalı olup herkesin alım gücüne hitap etmemesi olabilir.
 
Yenebilen 100 gram balın ortalama 17.2 gramı su, 82.3 gramı karbonhidrat ve 0.5 gramı da protein ve madensel maddelerden oluşmuştur.
 
Görüldüğü gibi, bal temelde karbonhidrat sağlayan bir besindir. Baldaki karbonhidratların büyük çoğunluğu sindi­rimi gerektirmeyen glikoz ve früktoz dediğimiz monosakkaritlerdir.
 
Şeker, iyi çiçek ballarında çok azdır. Ancak arılara şeker ve­rilerek yapılan ballarda şeker miktarı artar. Bu da balm bir sü­re sonra şekerleşmesine neden olur .
 
Gömeç balının 100 gramı ortalama 305 civarında kalorilik enerji verir. Gömeçlerinden ayrılarak süzülmüş balın 100 gramı ise ortalama 330 kalori sağlar.
 
Balda vitaminler ve madensel mad­deler çok az miktarlarda bulunur.
 
Balın besleyici özelliği, sindiri­mi gerektirmeden hemen kana geçip kişiye enerji sağlamasıdır. Bu nedenle, zayıf, iştahsız ve beden çalışması çok olanların artan enerji ihtiyaçlarının kolayca karşılanması için iyi bir besindir.
 
Bunun yanında, bal, şişman, çok iştahlı, beden hareketi az olanlar ve şeker hastalan için uygun olmayan bir besindir. Bal, şeker hastalarının zaten yüksek olan kan şekerlerini aniden yük­seltir. Ancak bazı kişilerde kan şekerlerinde ani düşüşler olabilir. Bal ancak bu gibi durumlar için uygundur.
 
Mide ameliyatlarından sonra “damping sendromu” denilen durumlar için de bal uygun değildir. Bal sindirimi gerektirmedi­ğinden aniden kana geçerek kan şekerinin önce yükselmesiine, son­ra da düşmesine neden oiur. Bu nedenle, bu gibi durumu olanla­rın da baldan sakınmaları gerekir .
 
Şekerden, bazı katkı maddeleri ve biraz da süzme bal eklenerek “yapay bal” elde edilir.
 
Bu balların üzerinde “yapay bal” ibaresinin yazılması gereklidir. Ayrıca üzüm ve diğer bazı mey­velerin suları güneşte yoğunlaştırılarak süzme bala benzer ürün­ler elde edilebilir.
 
Bunlar koku ve tad yönünden doğal baldan ayrılır. Yine süzme ballar; su, süt, nişasta, melas şurubu, ayva pel­tesi, jelatin, besin boyaları ve aroma maddeleriyle hilelendirilerek satılabilir.
 
Doğal balın tat ve kokusunu iyi bilen kişiler bu hileleri kolaylıkla ayırt edebilirler .
 
Zehirli bitkilerden arıların aldığı zehirler balın içine karışa­bilir, “andromedotoksin” denilen zehir bunun bilinen örneğidir.
 
Zehirli bal ülkemizde daha çok Karadeniz ve Marmara bölgelerin­de görülür.
 
Zehirli balı zehirsizinden ayırt etmek güçtür. Zehirlenme 50 -100 gram civarında bal yendikten 20 dakika sonra, baş dönmesi, mide bulantısı, kusma, ishal, terleme, halsizlik gibi be­lirtilerle ortaya çıkar. Belirtiler 2 – 3 gün sürebilir. Bu gibi durum­larda hasta hemen kusturulmalı, ishal hali yoksa müsil verilerek zehirin sindirim aygıtından atılmasına çalışılmalıdır. Ülkemizde meşhur bal çeşitleri anzer balı, çiçek balı, karakovan balı, gibi çeşitlerdir. Balın yararları olduğu gibi bazı bal çeşitlerinin zehirli olabileceğini unutmamalıyız.
 

59
0
0
Yorum Yaz